Çocuklar ve televizyon
ÇOCUKLAR TELEVİZYONU NE KADAR VE NELERİ İZLEMELİ ?
Belirlenmesi, seçimi, uygulanması en zor konulardan biri de budur. Öncelikle belirtmeliyim ki; siz ve eşiniz fikirbirliği içinde olmalı, "izlenmeyecek" dediğiniz programlara, yarım saat rahat edebilmek için, çocuğun yönelmesine müsaade etmemelisiniz.
Çocuğun televizyon başında ne kadar zaman geçirebileceği seçilen programın türüne bağlıdır. Çocuğun eğitimine, dünyayı tanımasına yardımcı olacak programları çocuk bitince ye dek izleyebilir. Genelde çocuklara yönelik programların süresi 25 - 30 dakika civarındadır. Daha uzun süreli çocuk programları ise; 20 dakikada bir dinlenme arası, reklam arası tarzında boşluk bırakırlar. Bunun nedeni; okul öncesi çağda çocuğun belirli bir aktiviteye en fazla 30-35 dakika dikkat yoğunlaştırabiliyor olmasıdır. Şimdi çocuklarımızın izleyebileceği programlara göz atalım :
1- Eğitici Çocuk Filmleri : Genellikle kuklalardan, hayvan kılığına girmiş oyunculardan, palyaço kılığında takdimcilerden oluşan kadrosu vardır. Amaç; çocuğu sıkmadan birşeyler öğretebilmektir. Öğrenilecek şeyler de eğlenceli, değişik biçimlere sokulurlar. Örneğin; haftanın her bir günü bir trenin vagonu olur. Sayılar, sırayla ortaya gelip dansederler... Aralarda çocuklara arkadaşlık, yardımseverlik gibi olguları öğretecek küçük skeçler yer alır .Çocuklar için en çok tavsiye ettiğim bu tür programlardır .Ancak; hepimizin bildiği gibi bu tür yayınlarımız yok denecek kadar azdır.
2- Belgeseller : Hem çocuklara hem büyüklere yönelik yayınlardır. Bir bölgedeki hayvan türlerini, yaşam biçimlerini, bitkileri vb.yansıtırlar. Bilgi ve görsellik ağırlıklıdır. Çocukların görerek öğrenmelerini sağladıkları için oldukça faydalıdır; eğlence öğeleri içermediğinden çocuklar uzun süre dikkat yoğunlaştıramaz ve izleyemezler. Ancak izledikleri kadarı bile dünyayı, doğayı tanımaları açısından faydalıdır.
3- Çizgi Filmler : Çocuklara hareketlilik, neşe, renk armonisi sunarlar. Dil gelişiminde olumlu etkileri büyüktür. Genellikle kötü olan, zarar vermek isteyen yenilir. Temel Reis'te olduğu gibi çocuklara faydalı yiyecekleri yeme (ıspanak gibi..) türünde mesajlar da verirler. Dezavantajları; uzun süre izlendiklerinde görme bozukluklarına neden olabilmeleri ve çocukta sürekli izleme isteği yaratmalarıdır.
4- Müzik Programları: Çocuklar da yaşadıkları duyguları, neşelerini, hüzünlerini müzikle ifade etmekten hoşlanırlar. Müzik eşliğindeki dans, hem enerjilerini boşaltmalarını sağlar, hem de ritm duygularını geliştirir. Çocuk, belirli tür müzikten hoşlanabilir, buna saygı gösterilmeli, çocuğun dilediği müziği dilediği zaman dinlemesine engel olunmamalıdır.
5- Çocuklu Filmler: Çocuklar kendileri gibi olanların, diğer çocukların yaptıklarını izlemekten zevk alırlar. Bu arada da "Ben de yapabilir miyim?" , "Ben de böyle miyim?" diye düşünürler. Fimlerde izledikleri çocukları taklit ederler, ayıplarlar, onlarla sevinir, onlarla üzülürler. Bu yolla duygularını tanımayı, tanımlamayı, ifade etmeyi öğrenirler. Yetişkinlerin dikkat etmesi gereken; çocuğun filmi, gerçek dünyadan ayırt edip edememesidir. İzlediğinin yalnızca bir film, hikaye olduğu çocuğa anlatılmalı, filmleri izlemeden önce (her defasında) hatırlatılmalıdır.
Televizyon, özellikle orta gelirli ailelerde eğlendirici tek araç konuma sahip olduğundan, eğitici, öğretici olabilecek yönleri üzerinde ne yapımcılar ne de biz izleyiciler fazla durmamaktayız. Ancak yeni bir nesil yetiştiriyor olduğumuz gerçeğini unutmamalı, eğitici, öğretici yapımlardan çocuğumuzun faydalanmasını sağlamalıyız. Kimbilir ? Belki de büyüdüklerinde çocuklarımız, televizyonda eğlence, şiddet... dışında eğitici, dünyaya çeşitli açılardan bakmayı sağlayabilecek programların ratinglerinin yükselmesini sağlarlar.

Konu: SELAM
ÖMER BEY SELAM.İNANIN YAZDIKLARINIZI MERAKLA OKUYORUM.EMEĞİNİZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜRLER.AYNUR HANIMA SELAM EDER,KUZEYİN O TOMBİŞ YANAKLARINDAN DEFALARCA ÖPERİM.SAYGI VE SEVGİLERİMLE.
Bağlantı »
Konu: Selamlar
Umarim Aynur'un sinavlari iyi gecoiyordur.
Bu arada Aynur'un yoklugunu bize hissettirmediniz, sagolu. Her zaman not yazmasam da sessiz sessiz okuyorum yazdiklariniz. Elinise saglik, cok bilgilendirici.
Sevgiler
http://www.turklokumu.blogspot.com
Bağlantı »
Konu: Merhabalar
Yorumlarınız için çok teşekkür ederim, Aynur'un ziyaretçi sayısını düşürmemeye çalışıyorum. Selamlarınızı ve güzel dileklerinizi Aynur'a iletiyorum, çok mutlu oluyor ve hepinizi çok özlediğini ifade ediyor.
(bu arada sınavları 31 Mart-01 Nisan tarihlerinde, hazırlanıyor...)
Düzenleyen kuzeybebek gün: 20/3/2007 saat: 21:09
Bağlantı »
Konu: peçete_ayşem
Ömer Bey, işte bizim açıkcası en büyük sorunumuz bu. Bebi ile beraberiz. Yani herhangi bir yardımcı, babaanne ve anneanne yanımızda bulunmamakta. Bir taraftan ev işleri, bir taraftan Bebi'yi sabitlemek zor oluyor. "Baby Tv" bu noktada itiraf ediyorum hayat kurtarıyor. O seyrederken ben evin işlerini halledip onla daha iyi zaman geçiribileceğim ortamı hazırlıyorum ama bu 20dk. geçiyor. Ben bu işin içinden nasıl çıkacağım?
Aynurcuğum seni çok ama çok özledim....
Bağlantı »
Konu: merhaba
sizi çok iyi anlıyorum, aynı şeyi bizler de yaşıyoruz, ancak "Baby Tv" nin programları gerçekten çok nitelikli. Ama büyümeye başlayınca artık onunla da ilgilenmeyecek, şimdiden hazırlıklı olun.
Bulaşıklar biriksin, çamaşırlar taşsın, herşey karışsın ama bebekler mutlu olsun. Bu durum sanırım anneleri çileden çıkarır ama en fazla bir kaç ay daha bebek olacaklar, artık Kuzey bile bebeklikten çıktı gibi, biz kendimizi kandırıp avutuyoruz. Zaman çabucak geçip gidiyor, aslında gündelik olayları çok fazla dert etmemek en güzeli galiba. Çünkü herşeyin mükemmel olmasına çalışmak aslında kendimizi mutsuz etmeye zemin hazırlar gibi geliyor. Dino beye selamlar... (işimiz çok zor, kolay gelsin..... :) )
Bağlantı »
Konu: teşekkür
teşekkür ederim Aynur Abla izin verirsen doğum günümdeki resimlerde çıkan arkadaşlarıma bu siteyi vereceğim
Bağlantı »